|
Rıza Zelyut Satılık vatan var
Bankalarımızı önce batırdık; sonra satılığa çıkardık... Krizden sonra Batılı bankalar, Hitler'in SS tümenleri gibi, Türkiye'ye daldılar... HSBC geldi... İngiliz kökenli... Citibank geldi... ABD damgalı... Deutsche Bank geldi... Almanlığı zaten belli... Portekizli Bank Europa bile var... Ulusal banka sermayemiz hızla geriliyor; yabancı sermaye artıyor... İşbilirler sevinçli... Çünkü bu yabancı bankalar aracılığı ile yurt dışına istediğiniz kadar para çıkartabilirsiniz... Cumhuriyet'ten önce de hal böyle idi... Yabancı banka sermayesi yerlinin birkaç katıydı. Cumhuriyet kurulduktan sonra hızla bu denge tersine çevrildi... Atatürk Türkiyesi, yabancı ajanları hizaye getirmişti... Ya şimdi? Özelleştirme kandırmacası ile; 50-60 yılda yarattığımız bankalarımızı yabancılara çerez parasına devrediyoruz... Seç seç al Hazineye her yıl katrilyonlar kazandıran TEKEL'i pazarlamak için önce battal ettiler; şimdi ucuza müşteri arıyorlar. Yabancılar gelecek; tıpkı bankaları olduğu gibi onu da ucuza kapatacaklar... TELEKOM; darphaneden daha fazla para basıyor... Onun da kolunu kanadını kırıp işlerliğini bozup iyice ucuzlattılar. Şimdi Telekom'u verecek yabancı arıyorlar... Eğerli Demir Çelik gibi Cumhuriyet'in temel ağır sanayi kurumlarından başta geleni de yabancıların sofrasına konuluyor... Elektrik sistemimiz de yabancılara altın tepsi içinde sunuluyor... İş öyle zıvanadan çıkartıldı ki Bakırköy'deki Galleria ile çevresindeki arazi ve otel de yabancılar için sıraya sokuldu... Petrol tesislerimiz, kamuya ait turistik tesisler, değerli araziler... Para edecek neyimiz varsa tümünü yabancılara satacağız... Faizcilere gidiyor Basında bir ara Türkiye'nin batı ve Güneydoğu bölgelerinde bazı yabancılara yapılan toprak satışları gündeme geldi. Konut veya tarım yapmak amacıyla satılan bu yerler; işin basit tarafıdır. Türkiye'nin sadece toprakları satılmıyor; o topraklar üstünde 80 yılda yaratılmış en değerli tesisleri de yabancılara sunuluyor. Asıl düşündürücü olan budur... Ülkeler artık asker gücüyle değil dolar desteleriyle fethediliyor... Yabancıların dolar vererek aldıkları yerler, artık onların malı olmuştur... Yani Türkiye; parça parça satılmaktadır. İşin bundan daha acıtıcı yanı da var: Yabancılara haraç mezat satılan bu yerlerden gelen para; dönüp dolaşıp yine yabancılara gidiyor... Devlet, borcunu ödemek için faizle piyasadan para topluyor... İşte o paranın faizi de bizim sattığımız en değerli tesislerimizden geliyor. Parayı veren yabancı; alan yabancı... Faizle parayı veren yabancı veya onun Türkiye'deki işbirlikçisi... Sonra verdiğini fazlasıyla geri alan da yabancı... Bu arada Türkiye esir ediliyor... Toprakları da fabrikaları da elinden gidiyor... Böyle bir iş için yabancı ordulara gerek yoktur; yabancı bankalar yeter de artar bile...
:: / Yazarımızın 07 Kasım 2004 tarihli ' Yeni Vahşi Batı' 'başlıklı yazısı için tıklayınız.
|