10 Şubat 2004 <%Tarih%>
Salı <%Gün%>

 

Rıza Zelyut
Cem Karaca sızısı


İyi milletiz, has milletiz de biraz nankör milletiz.
Büyük insanlarımızın değerini ancak onlar öldükten sonra anlarız.
Cem Karaca'nın durumu da aynen böyledir.
Popstar adı altında reklamı yapılanlara bir bakın bir de Cem Karaca'ya...
Cem Karaca, gerçek bir müzik adamı; mükemmel bir ses; eşsiz bir yorumcu...
Üstüne üstlük de insan...
Yani, toplumunun sorunlarına son derece duyarlı bir kişilik...
Onu, 1960'ların ortalarından beri dinlerdim.
Bir yanımda yeni, ince bir aşk türküsü çalardı... O türkü gençlik aşkı taşıyan yüreğimi ısırgan gibi dalardı. Bir yanımda Dadaloğlu'ndan esen Toros rüzgarının başkaldırı koçaklaması...
Bir yerde Gülhane Parkı'na gider, çınar olur; Nazım özlemini ağıda çevirerdi; bir yanda işçi sınıfının acılı yazgısını neredeyse kaderleştiren yaşama meydan okurdu.
Cem Karaca'da kendi ruhumu bulurdum.
Modern Türkiye onda kendi mozayiğini yakalamalıydı...
Yakalayabildi mi?
Ne gezer?
Cem Karaca'yı da sürüm sürüm süründürdük... Darbeci Kenan Evren onu vatan haini gibi görüyordu.
Çünkü, Cem Karaca'da toplumcu bir yürek vardı... Hırsızı, uğursuzu, sömürgeni, işbirlikçileri sevmezdi.
Şimdi sevinsinler...
Gülhane Parkı'ndaki çınar, ağlıyor...
Toroslardaki rüzgar öksüz kalışından olsa gerek delirmek üzere...
Tamirhane'deki kaportacı çocuğun zengin kızına özlem duyması bile yasak altına alınmış...
Sadece maddi dünyamız değil, ruh dünyamız bile düzenin kölesi haline getirilmiş. Ya kurtuluş yolu?

CHP sahip çıkmalı
Türk halkının toplumcu vicdanı idi Cem Karaca... Sosyal devlet özlemini, sesinin kılavuzu yapmıştı o. Bu geleneği sahiplenip yüceltmek CHP'nin birincil görevlerindendir.
Dün masama gelen bir faks metni beni çok sevindirdi.
CHP İstanbul İl Başkanı Şinasi Öktem, örgütün, Cem Karaca'ya sahip çıktığını açıklıyordu.
Cem Baba (Baba; Anadolu'ya gelen Türkmenlerin dinsel/toplumsal önderlerine verilen addır. Bunlar; toplumcu sanatçılar da sayılabilirler. Baba Resul, Barak Baba, Baba İshak, Baba Zünnun vb...) o kısa CHP bildirisinde ne güzel anlatılmıştı:
'60'lı ve 70'li yılların özgürlük, bağımsızlık ve eşitlik çığlıkları; onun sesiyle daha yükseldi, daha duyulur hale geldi.
Kimi kez Pir Sultan'dan kimi kez Aşık veysel'den kimi kez Nazım'dan seslendirdiği dizelerle halkın sesi oldu.
Müziğiyle öğrenci gösterilerinde, grev yerlerinde, 1 Mayıs meydanlarında kitlelere coşku, umut ve cesaret verdi.
Silahla, şiddetle, hiç işi olmadı; çünkü onun en güçlü silahı yaptığı şarkılardı.
O hep yürekli, hep isyankar kaldı...'
CHP İstanbul örgütü bunu söylemekle yetinmiyor. Büyük sanatçıya sahip çıkmak üzere harekete geçiyor ve diyor ki: 'Müziğiyle daima yanımızda olan Cem Karaca'yı CHP örgütü ve yöneticileri olarak hep birlikte son yolculuğuna uğurlamak üzere Üsküdar'da olacağız.'
Bu sahiplenme, umuyorum ki sadece uğurlamakla bitmeyecektir. Cem Karaca adına etkinlikler düzenlemek, hatta bir ödül koymak bile gündeme gelebilir.
Böylece Cem Karaca gibi toplumcu kültürümüze katkı yapan sanatçılar sahipsiz olmadıklarının mesajını alırlar.
Unutmayın; Yunus Emre demiş ki: 'Ölenler hayvandür; aşıklar ölmez.'
Emin olun ki Cem Karaca bizi yukarıdan gözlüyor; gözleyecek de...
Allah rahmet eylesin!

:: / Yazarımızın 09 Şubat 2004 tarihli  ' Komşumuzdaki grev'  'başlıklı yazısı için tıklayınız.

   

...::: Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır :::...