07 Ocak 2003 <%Tarih%>
Salı <%Gün%>

 

İdil Çeliker
Gülben Ergen'e cevap hakkı


Pazartesi sabahı ilk telefon, Gülben Ergen'den geldi. Haftasonu kaleme aldığım 'Hülya'nın modacısı Gülben'le' başlıklı yazımla ilgili açıklama için.
Dilek Hanif'le, sadece Alem Dergisi'nin fotoğraf çekiminde çalışmışlar. O da, kendisinin değil, moda editörü Hakan Öztürk'ün seçimiymiş. Üstelik sadece Dilek Hanif'in kostümlerini de giymemiş. '6 modacı vardı' diyor. 'Biz Canan Abla ile aile gibiyiz. Onu ne kadar sevdiğimi bilirsin. Dilek Hanif'le çalışmıyorum. Çalışmam da' diye, vefasının altını sessizce çizmeyi de ihmal etmiyor.
Canan Yaka'nın, Gülben Ergen üzerindeki hakkını görmemezlikten gelemem elbette. Bu konuda itirazım da yok.
Ancak kişisel fikrim, profesyonel çalışmalarda duyguları filizlendirmenin, tabak içinde fasulye yeşertmekten çok da farklı olmadığı yolunda. Hangi pamukların içinde tutarsanız tutun, fizik kanunlarına karşı gelemezsiniz. Büyüyüp, gelişen bir canlıyı doğal ortamına terketmezseniz, vebali de boynunuza kalır. İster ana olun, ister dost...
Alem'deki Gülben fotoğrafları ilgimi çekmişti; çünkü Gülben, olması gerektiği gibi görünüyordu. Haydi konserler ve düğün dernekler neyse de, ekranda, benzer bir kostüme tablo çizse, kendi yaşının starı olacak.
Assolist şaşaaları artık tarih oldu. Unutulmasın ki; ülkeyi kasıp kavuran Laila kültürü bile, Maksim'in ağır tavrı altında kısa sürede ezildi. Millet payetli kısa elbiselerin altına lastik pabuç giyerken, blue jean, davetlerin en şık kıyafetine dönüşmüşken, geçmişin ağır raconundan örnekler sergilemek, yeni jenerasyonun harcı değil.
Büyük detaylar, abartılı çizgiler, kristal taşlar, gazino sahnelerinin bordo yoğunluğunda gerekliydi. Assolistin onca karanlıkta 'yıldız' ışıltısına bürünmesi için büyük patlamalar gerekiyordu. Pimleri, koskocaman çiçeklerin, abartılı kostümlerin ucuna takmak da bu yüzdendi zaten.
Şimdi digital platformlarda, en gelişmiş teknik imkanlarla, starların kendi ışıkları yansıtılıyor seyirciye. Daha sıcak, daha yalın, en doğru yanlarıyla.
Dileğim; her adımını profesyonelce atan Gülben Ergen'in, eski alışkanlıklara körükörüne takılmadan, hayran kitlesinde kayda değer bir çoğunluğu oluşturan gençleri ve çocukları da gözardı etmeden, hızla yeni bir stil oluşturması.
Elbette, kiminle değil, ne için çalıştığını unutmadan...




Yeni çağın ihtiyacında Asena da var
SavaŞ çığlıklarına, kanlı hesaplaşmalara rağmen, dünya Doğu ve Batı sentezinin büyüsünden kurtulamıyor.
Doğunun ritmi, batının zengin müziğini körükleyince, yükselen değerlerin liste başına tek evrensel dil olan müzik yerleşiyor.
'Bach A L'Orientale' de bu trendi destekleyen özgün bir çalışma.
Öncülüğünü Anjelika Akbar'ın yaptığı projede, hepsi kendi alanlarında virtiöz olan sanatçıların da izlerini görmek mümkün.
Anjelika Akbar bu çalışmayı anlatırken 'Dağ köyünde çobanın söylediği türkü, Mozart'ın senfonisi, Hint ragası ya da Hırvat dansı doğu ritmleri ya da Bach'ın ölümsüz eserleri... Hepsi özünde bir' diyor. Ve 'Bu bir deneme değil, yeni çağın ihtiyacı' diye devam ediyor sözlerine.
Tüm bu gürültüler arasında, ruhlarımızın sesini dinleyebilmek için ihtiyacımız vardı böyle bir kolaja.
Hepsinin eline, yüreğine sağlık.
Albüm 10 Ocak'ta piyasada. Aynı tarihte ekranlarda, klibi de gösterime girecek. Video klipte, danslarıyla Asena da rol alıyor.
Ocak ayının son haftasındaysa, Turkcell sporsorluğunda büyük bir gösteriye imza atacaklar. Mydonose Showland'de sahnelenecek müthiş gösteride 23 kişilik dev müzisyen ordusuna, yine Asena oryantal danslarıyla eşlik etmeye hazırlanıyor. Bizden söylemesi.



Yılın yardımseveri: Sinan Aygün
Geçenlerde ATO Başkanı Sinan Aygün'ün Safiye Soyman ve sevgilisinin barışmasına vesile olduğunu duyurmuştum.
Sinan Bey, ATO'da kurduğu ekiple, kredi kartı mağdurlarının da sorunlarını dinleyip, çözüm üretmeye çalışıyor.
Bize ulaşanlar mesajlar, kendisini 'Yılın yardımseveri' olmaya aday gösterir nitelikte.
Ancak bir talepleri daha var. Derler ki; 'Tıpkı kredi kartı mağdurları gibi bir de 'Alo bizi de barıştırın'' hattı kursunlar.
Eh, bunca ekonomik sıkıntı içinde, aşk gemileri de su alınca, onlar da ne yapsın. Değil mi Sinan Bey?

:: / Yazarımızın 05 Ocak 2003 tarihli  ' Boya güzeli bunlar!'  'başlıklı yazısı için tıklayınız.

   

...::: Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır :::...