10 Aralık 2002 <%Tarih%>
Salı <%Gün%>

 

Rıza Zelyut
AB ile uyutmak


AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa turlarına seçimden önce başladı. Bu arada birkaç kez Birleşik Amerika'ya (ABD) gitti, geldi. Bu turların amaçlarından birisi de Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) girmesi için tarih alınması idi.
Seçimlerden sonra AKP Lideri Erdoğan, 14 Avrupa ülkesini gezdi. Onun, bu ülkenin liderleri ile görüşmesini, Türk basını büyük başarılara imza atılıyormuş gibi gösterdi.
Biz ise sonucu çok önceden yazmıştık: Türkiye'yi AB'ye almazlar.
Yani, diğer hükümetler gibi AKP hükümeti de boşa kürek çekiyordu. Bunu, AB Dönem Başkanı Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen dün resmen açıkladı. Hem de Sayın Erdoğan'ın yüzüne karşı: 'Türkiye'ye girişle ilgili tarih ancak siyasi kriterleri yerine getirmesinden sonra verilecektir.'

Bu, ne anlama geliyor?
AB, Türkiye için sürekli yeni kriterler imal edecek, birisi bitince yenisi devreye sokulacak ve bunların tamamlanması istenecek ve böylece Türkiye ne tam reddedilecek ne de AB'ye alınacaktır.
Türkiye hep veren, hep dilenen konumunda olacaktır...
Bu yüzden AKP Lideri Erdoğan'ın Evliya Çelebi turları boşuna turlardır. Bugün ABD'ye gidip oradan destek istemesi de bir sonuç yaratmayacaktır. Yarın Kopenhag'da olacak olan Erdoğan, buradan, alacağı tavsiyeler ve küçük vaatle geri dönecektir.

Görünen köy
Avrupa ülkelerinde AKP Lideri'nin attığı turlar bir açıdan yararlı olmuştur: Sayın Erdoğan, Avrupalıların ikiyüzlü davrandıklarını görmüş ve buna da öfkelenmiştir. Bu öfkesini dün Rasmussen'le birlikte yaptıkları basın açıklamasında dışa vurmuştur. Sayın Erdoğan dün, 'AB, Türkiye'ye karşı çifte standard uyguluyor. Bunun sonuçlarına katlanmak zorundadır.' demek zorunda kalmıştır.
Halbuki Avrupa'dan böyle bir cevap geleceğini herkes biliyordu.
Türkiye, biraz ödün kopartabilmek için 'Kıbrıs sorununu çözeriz ama bize tarih verin.' bile diyerek çok ciddi bir adım atmıştı.
Ne yazık ki AB; Türkiye'yi ciddiye almıyor, Türkiye'nin tehditlerini de hiç önemsemiyor.
Avrupalı siyasetbilimcilerin bu konuda neler söylediğine dikkat edenler, boşuna kürek çektiğimizi hemen anlamışlardır.
Ne acıdır ki Türkiye'deki siyasetçiler de bu gerçeği bile bile yıllardır bu halkı AB ile uyuttular.
Geçmiş hükümetler bu umudu sattılar, AKP daha işbaşına gelmeden bu umudu satmaya başladı. Böylece AKP Türkiye'nin gündemini saptırarak halkı uyutmayı başarı gibi göstermeye çalıştı.
Şimdi gerçek ortaya çıkınca da sinirler gerildi.
Unutmayınız: Arada kültürel ve ekonomik problemler vardır, bunlar daha gündeme bile getirilmemiştir. ABD'ye bağlı Türk politikası ile Avrupa arasında çatışma vardır; bu nasıl aşılacaktır? AB'nin Ortadoğu'da egemenlik mücadelesi vardır; Kıbrıs'ın AB'ye alınması bunun uzantısıdır; Türkiye bu konuda nasıl duracaktır?
AB ile sorunumuzun daha başındayız; ileride bugünleri bile mumla ararsak şaşırmayın.

:: / Yazarımızın 09 Aralık 2002 tarihli  ' Lorant: Aziz bana aşık'  'başlıklı yazısı için tıklayınız.

   

...::: Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır :::...